12.5.2012 / Blog

Kargo

Dünyanın en zengin, refah seviyesi en yüksek ülkelerinden birisi olduğumuz için haliyle dünyanın en pahalı benzinini kullanıyoruz. Benzin fiyatıyla kargo ücretleri arasındaki doğrudan ilişkiyi anlatmamıza da gerek yok. Uzun lafın kısası daha önce 5 TL olarak sizlerden aldığımız kargo ücretini bu koleksiyonla birlikte 1 TL’lik bir zam yaparak 6 TL’ye çıkarmak zorunda kaldık. Zorunda kaldık; çünkü yenilenen kargo sözleşmemizde mevcut ücret bize eksi maliyet olarak zarar verecek. Kargo firmasıyla daha uygun bir sözleşme yaptığımızda eski fiyata döneceğiz yine.

70 TL üzerindeki alışverişlerinizde kargo ücretinin tarafımızdan karşılanması ise devam etmektedir. Onda bir değişiklik yapmadık.

Saygılarımızla

08.5.2012 / Blog

Arefe

Herkese tekrardan selamlar.

Bugünlerde teması aynı olan sorularla sık karşılaşıyoruz. Genel bir cevap verirsek bizim içinde güzel olacağını düşündük.

Ürünlerin Mayıs ayı başına yetişeceğini düşünmüştük ama son anda yaşanan bir sıkıntıdan ötürü, çok uzatmamak kaydıyla ileri bir tarihe ertelemek zorunda kaldık. Tekstil sektöründe buna termin deniyor.

Neyseki yaşanan sıkıntıyı çabucak atlatıp tamamen üretime odaklandığımız bir süreçteyiz artık. Pek beğendiğimiz ve özenle seçtiğimiz kumaşlar alındı ve atölyede kesim aşamasında şu an. Bu esnada, diğer yandan etiketler ve baskı kalıpları hazırlanıyor. Günün her anında süreçle ilgili gerekli yerleri defalarca arıyoruz, en hafif tabirle illallah ettiriyoruz adamlara. Yarın beden için hazırlanan numuneleri alacağız, umuyoruz herşey şu an olduğu gibi rayında devam edecek.

Her gün ürünlerin ne zaman hazır olacağına dair sorular alıyoruz. ’1-2 hafta içinde’ deyip muğlak bırakıyoruz meseleyi farkındayız.  Tam olarak gün veremiyoruz çünkü bu konuda sicilimiz pekte temiz değil. Ne zaman net tarih versek sözünde duramadık. Bu seferde, ucunu çok olmamak kaydıyla açık bırakalım, 1-2 hafta içinde koleksiyonumuz hazır olacak.

Her koleksiyonda en büyük amacımız bir öncekinin üzerine birşeyler ekleyip devam etmek. Bu koleksiyonda da farklı olmayacak, beklentilerinize bunu ekleyebilirsiniz.

Görüşmek üzere.

21.4.2012 / Blog

YAZ KOLEKSİYONU ETİKETİ SENDEN OLSUN!

Geçtiğimiz sezonlarda çok beğenilen sallantı etiketimizi önümüzdeki yaz koleksiyonu için yenilemeye karar verdik. Bu sezonun sallantı etiketlerini Ultras Project Streetwear severlerin belirlemesini istedik.
Herhangi bir konu sınırlandırması olmadan fikirlerinizi mutlaka görseliyle desteklenmiş olarak, 25 Nisan tarihine kadar info@ultrasproject.com mail adresimize bekliyoruz. İleteceğiniz fikirlerde önceliğimiz, görsel & motto bütünlüğü ve doğal olarak özgünlüktür. Ayın 25′ine kadar gelecek olan fikirler değerlendirmeye tabi tutulacak olup, sallantı etiketi için uygun görülen görsel ve mottoyu ileten arkadaşa 3 adet yeni sezon tişörtlerimizden hediye edeceğiz.

info@ultrasproject.com adresine maillerinizi bekliyoruz.

Not: Futbol ve tribün harici olan fikirlerde değerlendirmeye tabi tutulacaktır.

19.4.2012 / Blog

2012 Yaz Koleksiyonu

Böyle manzaralar da ilham kaynağımız olabiliyor.

Herkese selamlar,

Yaz koleksiyonuyla ilgili sorularla karşılaşmaya başladık. Son bir kaç haftadır yeni koleksiyonun hazırlıkları içerisindeyiz. Bu sefer çok bekletmeden çıkarmış olacağız. Geçtiğimiz yaz koleksiyonunu Ağustos ayında çıkardığımızı düşünürseniz bu iyi yönde bir gelişme sanırız.

Geçtiğimiz yaz ve kış koleksiyonlarında, tarafınızdan en çok başımızı ağrıtan mesele renk çeşitliliğiydi. Bu koleksiyonda bunu büyük ölçüde hallettik sayılır. Renk kombinlerinin sonu yok ama çoğunluğa hitap eden renklerde ürünler olacak. Yine de renklerle ilgili sitemler olacaktır, standart mail taslağını hazırladık bekliyoruz. ;)

Diğer bir mesele beden meselesi. Yine geçtiğimiz iki koleksiyonda bol sitem işittik bu konuda. Bu sene sorunu ortadan kaldırıyoruz. Tribün insanının dar kalıp/fit beden olayından ümidimizi kestik, daha standart kalıplarda olacak bu sezonun ürünleri.

Kalite konusunda şu ana kadar sağlam bir çizgi tutturduk, bundan sonra da üzerine ekleyip devam edeceğiz. Yurtdışı gezimizde muadilimiz olan diğer markların ürünlerinin yanında çok  daha kaliteli ürünler üretiyoruz.

Sahnenin arkasından bir havadis verelim. Bu sene yurtdışına açılma gibi bir durumumuz da söz konusu.

Şans dileyin.

Düzeltme: Hemen ‘R’ yapalım. Yeni koleksiyonda dar kesim olmayacak dedik yukarıda. Buna itiraz geldi epey. Gelen talepleri dikkate alarak, bazı modelleri dar kesim yapma kararı aldık. Bilginize.

19.3.2012 / Blog

Ultras Project On Tour #7 | Rostock Yollarında (2)

# Yine arayı uzattık, evet şayze.

# Herneyse, Rostock şansımıza adamların en uzak deplasmanı… Otobüsle 8 saat. Hem de strateji yapıp Rostock yakınlarında bir yere gidip, oradan da 1.5 saatlik bir vapur yapacağız ki, hem polisi hem de Rostocklular’ı şaşırtalım. Otobüsler Frankfurt stadının oradan kalktığı için maç öncesi akşam oraya doğru yol aldık. Rostocklular’ın haberdar olmaması için Türkçe yazıyor bile olsakta otobüslerin kalkış saatini ve güzergahı twitterdan yazmamamız için bizden ricacı oldular. Türk’ün sosyal medyayla imtihanını biliyorlar sanırım. Bu kadar ehemmiyet verdikleri bir mesele işte. Zaten otobüste olsun stadyumda olsun kimse fotoğraf çekme, olan biteni anında tweetleme derdinde değil. Özellikle yabancıların fotoğraf ve video almasına pek sıcak bakmıyorlar. Misafir kontenjanından bize ses çıkarmadılar gerçi. Bizde istismar etmedik tabi. Read more »

14.3.2012 / Blog

Ultras Project On Tour #6 | Rostock Yollarında (1)

Tura dahil olanlar

# Yol uzun, anlatacağımız da çok olduğundan Hansa Rostock deplasmanı yazısını ikiye bölme kararı aldık. Yolculuk öncesi kısmı bugün yazıyoruz. Yolculuk ve sonrasını da yarın yazacağız.

# Yolculuğumuzun başlarında niyetimiz Lazio – Roma derbisiyle sınırlıyken, Almanya’dan dostumuz Andy’nin Rostock deplasmanı teklifiyle  rotamıza Frankfurt’u da ekledik. Frankfurtlular için Hansa Rosctock maçının önemi büyük. 1992 yılında ligin son maçında beraber kalmaları bile yeterliyken, Frankfurt Hansa Rostock’a karşı maçı ve aynı zamanda şampiyonluğu kaybediyor. Tarihinde tek bir şampiyonluğu bulunan bir kulüp için yeteri büyüklükte bir futbol trajedisi bu.

Aynı zamanda geçtiğimiz sezon Frankfurtlular Rostocklular’ı kızdıracak şekilde maç gününde erken saatte şehire girip kortej yapıyorlar. Rostocklular da bunun intikamı olarak yılın en iyi meşale performansını Frankfurt deplasmanına saklıyor. Read more »

10.3.2012 / Blog

Ultras Project On Tour #5 | Ich bin, ich bin, ich bin

# Frankfurtta’yız. Yoğunluktan ve başımıza gelen diğer bazı aksiliklerden ötürü yazamadık pek.Yolculuğa çıkarken sadece Roma-Lazio derbisini izleyip dönme fikrimiz vardı fakat Frankfurt ultralarından bazı arkadaşlarımızin davetiyle, futbol dilencisi moduyla Hansa Rostock deplasmanına gidelim dedik. Bize söylenene göre son zamanların en heyecanlı deplasmanlarından birisi olacak Hansa Rostock deplasmanı. Burada Doğu Almanya’ya dair ne varsa nefret ediyorlar. O zaman, şimdi Doğu Almanya ayıları düşünsün.

# Ayrıca şansımıza, gele gele adamların en uzun deplasman yolculuğuna denk geldik. 8 saatlik bir yolculuk için bu akşam yola çıkıyoruz.

# Frankfurt tipik bir Avrupa ve gurbetçi şehri. Dün şehri dolaştık, tüm gün işimizi Türkçe konuşarak hallettik mesela.

# 2 gündür Ultras Frankfurt üyeleri tarafından gayet güzel bir şekilde ağırlanıyoruz. 2 yıl öncesinde Beşiktaş – Fenerbahçe derbisi için kendilerini misafir etmiş, 6 yıl önce de burada yayımlanan bir fanzin( Erlebnis Fussball) için Türkiye’de futbol ve taraftarlık kültürü üzerine bir yazı yazmıştık. Tanışıklığımız buradan geliyor. Dün Erlebnis Fussball ekibiyle görüştük. Fanzin ortalam olarak 3000-4500 arası satış rakamındaymış. Türkiye’de çoğu ulusal derginin bu kadar satış rakamı yok. Anlatamadık tabi adamlara bunu.

# Frankfurt ultralarının Home of Football St Stropez adında bir barları var, orada takılıyoruz genelde. Roma’dan daha iyi bir futbol ortamı var kesinlikle burada. Dün gecede eskiden hapishane olan fakat şimdi işgal evi olarak kullanılan bir yerdeydik. Hapishane boşaltıldıktan sonra işgalciler yerleşip, komün hayatı kurmuşlar. Polis çıkarmak için çok uğraşmış fakat gidecek başka yerimiz yok diye binayı boşaltmamışlar. Kısaca Türkiyede de istiyoruz ;)

Görüştüğümüz çoğu kişinin İstanbul tecrübesi var. 1992′deki Galatasaray maçına gelene bile rastladık. Yeni kuşağın hepsi 2006′daki Fenerbahçe deplasmanına gelmiş nerdeyse.

# Birazdan akşamki yolculuk için yiyecek içecek alışverişi yapmaya çıkacağız. Şehirlerarası istasyonlarda yeme içme çok pahalı olduğu için burada deplasmana çıkmadan alışveriş yapılıyor. ‘Türkiye’de nasıl oluyor?’ diye sordular. Deplasman yolcuğuluğuna herşey dahil dedik :)

# 3g ile sıkıntı yaşamazsak, yolculuktan bazı tweetler atacağız. Gelecek olan kol gibi telefon faturasını da kırışırız artık. Takipte kalın.

Frankfurtlar 1992'de İstanbul'a Galatasaray deplasmanına gelişleri.

06.3.2012 / Blog

Ultras Project On Tour #4 | OLDBOYS

Kolajdaki 2 ‘İhtiyar Delikanlıyı’ Roma – Lazio derbisinde görüntülendik.

Laziolu ihtiyar delikanlı maç sonunda Distini Nord tribünün önünde pankart toplayanlara yardım ediyordu. Stadyumdan en son ayrılanlardan birisi oldu. Boynunda ‘Eagles’ atkısı var. Eagles, Irr kurulmadan önce 70′lerde Lazio’nun tribün grubuydu.  Atkının da ihtiyarın da mazisi derindir muhtemelen. İhtiyarın başında ise ‘Mentaliti Ultras’ şapkası var. Yaşın önemi yok, önemli olan mentalite der gibi…

Romalı ihtiyar delikanlıya da maç sonunda otobüste denk geldik. Elinde bastonu zar zor bindiği otobüse karşımızdaki koltuğa oturdu. Boynunda, belki kendi elleriyle ördüğü sarı kırmızı atkı takılı. Ortama aşinalığını göz önüne alırsak  muhtemelen yıllardır Roma’nın maçlarına geliyor. Yaşıtlarının aksine kolay yolu değil,  zor olanı seçmiş. O yüzden ‘ihtiyar delikanlı’

” İster kum tanesi ya da ister kaya olsun; ikisi de suda aynı şekilde batarlar.”

Oldboy adlı filmden

05.3.2012 / Blog

Ultras Project On Tour #3 | “Bu herhangi bir maç değil, ‘o’ maç”

Maç Günü Gazetelerinden

# Yazının başlığında derbiyi tanımlayan kişi Lazio’nun bayrak isimlerinden Paolo Di Canio. Derbi günü gazetelerde halen onun ismi geçiyor. Romanistalar’ı kızdıralım biraz. Di Canio Totti için de şunları söylüyor: “O’na(Totti) Ortadoğu sorunuyla ilgili birşey sorsanız, ortasahanın doğusunu anlar”. Laziolular Roma’dan çok Totti’den nefret ediyorlar nerdeyse. Dünkü derbiden aktaralım. Totti’nin saha içindeki en ufak yanlışı Lazio taraftarını çıldırtmaya yetiyor. Örneğin Laziolu Ladesma Totti’ye sert bir faul mü yaptı, başarı hanesine tribünler tarafından hemen 5 puan ekleniyor. Ne kadar kütük olursan ol Lazio’da mutluluğun formülü çok açık. Totti’yi biç, yeter.

Read more »

03.3.2012 / Blog

Ultras Project On Tour #2 | Guidolar Diyarı Roma

# 2 gündür, ‘Tüm yollar Roma’ya çıkar’ ile ‘Yollar yürümekle aşınmaz’ söylemleri  arasındaki korelasyonu düşünüyoruz, çünkü 2 gündür elimizde harita mütemadiyen yürüyoruz. Roma’da kimse İngilizce bilmiyor. Elinde haritanla başbaşasın yani. Olurda bi’ İtalyan’a denk geldin adres sordun, istediğin kadar ‘no parlo Italiano’ de, yine sana adresi İtalyanca anlatıyor. Adama Kolezyum dedim anlamadı, haritandan gösterdim ‘Ohh sii Colleseo’ dedi. Kolezyumdan çıkaramadı, ibretlik.

# Bugün bilet telaşemiz vardı. Onun için erkenden Lazio’nun nerdeyse şehirdeki tek varlığı olan Irriducibili Store’a gittik. Bilmeyenler için Irrdicubili, Lazio tribünlerini domine eden ultras gurubu. Son yılllarda başkan Lotito ile ciddi manada çatışsalarda camiadaki ağırlıkları halen yerinde. Lisanslı ürün mağazaları kulüp mağazalarından fazla. Bilet satışı bile yapıyorlar. Biletimizi Distini Nord tribünden aldık. Distini Nord, Curvanord tribününün yan tarafı oluyor. Böyle bir derbi için maçtan bir gün önce, hemde deplasman tarafına bilet bularak şehirin, hatta İtalya’nın futbolla ilgisini az çok çıkarabiliriz sanırım. Uzun lafın kısası, yarın ‘tarafsız’ olarak Distini’deyiz; ama Romalılar akıllı olsun.

# Irr Store demişken, giden herkesinde teyit edeceği üzere ürünler berbat. Bu yüzden Ultras Project Streetwear Türkiye için bir şans.

# Şimdi Roma’ya dönelim. ‘O müzeyi gezdik, şu antik kenti gördük’ diyerek, 2 satır sonra unutacağınız yerlerden bahsetmeyeyim. Guidoları anlatayım mesela. Guidonun bizim dildeki karşılığı apaçi demek. Ortalama bir İtalyan erkeği ne eksik ne fazla tam bir Guido. Tüylü montlar, dar paça pantolon, göz için değil yüzün yarısı için tasarlanmış güneş gözlükleri, parlak küpeler, garip saç kesimleri v.s. Futbolcu kesiminin bayıldığı Armani markasının bu topraklarda çıkmış olması şaşırtıcı gelmiyor, buraları görünce.

Ayrıca Roma turiste doymuş. Hatta bu istila yerlileri bıktırmış. Kimsenin turistleri salladığı, ‘aman turiste iyi davranayım’ diye çabası yok, gerçi hangi birine iyi davranacaksın. Anlaşılan ilkokul müfredatlarında ‘Turizm=Bacasız Sanayi’ diye birşey de yok buralarda.  Ama Şuna değinmeden geçmeyeyim. Şu çekik gözlü ırk Allahtan uzak memleketlerin insanları. Buna rağmen heryerdeler, ya yakın coğrafyada falan olsalardı demeden edemiyor insan.

# ’2 gündür yazıyorsun, futbol namına birşey yok’ diyebilirsiniz. Bulsak yazacağız, hatta aranıyoruz bulmak için ama yok yani. İtalyanlar futbol konusunda bizim gibi değiller. Gariban Lazio’nun zaten emaresi okunmuyor şehirde, Roma’nın da olan birşeye yaramıyor. Bir kaç Roma lisanslı ürün satılan yere girdik, onlar da yeterli değil. Bir de bir çocuk gördük,  saçlarını Juve diye kazıtmış. Ergen işte.

# Yarın herhangi bir maç yok, ‘o’ maç var. Tüm detaylarını buradan ve Twitter’dan paylaşacağız.

# Salı günü de Roma orkestrasının konserindeyiz. Uzun uzun yazacağız buradan, en eğlenceli yazımız o olacak diye düşünüyorum.

İtalyan Çevik Kuvvet; Carabinieri

Irriducibili Store'dan Bir Görüntü

Bilet 30 Euro, Irriducibili'de 5 Euro bağış parası alıyor.

La Gazette Della Sport'un Promosyonu. Bizimkiler İddia bülteni veriyor.


by erkan dursun